Sabahın sekizi, pazar günü
Her kasabanın kendi pazar günü vardır ve burada yaşayanlar haftayı ona göre kurar. Girne'de kapalı pazar ve çevresindeki tezgahlar sabahın erken saatlerinde dolar; Gazimağusa'nın ve köylerin günleri ayrıdır. Sıcaktan ve kalabalıktan önce, sekizde gelin; adanın gerçek nüfusunu görürsünüz: domatesi el kantarında tartan köylüler, çekçekli emekliler, kahvaltılık alan inşaat işçileri ve aynı limon kasası üzerinde pazarlık eden yarım düzine dil. Hellim ve köy ekmeği erken tükenir, zeytinci de müdavimlerini adıyla tanır.
Pazarın buradaki yeri, süpermarketlerin hiçbir zaman dolduramadığı bir yerdir. Daha ucuzdur, daha tazedir ve haftanın kimsenin ajandaya yazmadığı ama kimsenin de kaçırmadığı tek randevusudur.
Takvimi tezgahlar tutar
Burada bir yıl yaşayın, takvime ihtiyacınız kalmaz; mevsimi tezgahlar ilan eder. Pazarda hiçbir şey mevsim dışı değildir, çünkü mevsimi olmayan şey tezgahta yoktur.
| Dönem | Tezgahta |
|---|---|
| Kış | Kasa kasa portakal, mandalina, limon ve greyfurt, kış yeşillikleri, taze zeytin ve yeni yağ |
| İlkbahar | Çilek, yenidünya, enginar, bakla, ilk kabaklar |
| Yaz ortası | Gülle gibi istiflenmiş karpuzlar, kavun, şeftali, gerçekten domates kokan domatesler |
| Yaz sonu ve sonbahar | İncir, üzüm, nar, ardından ceviz ve yeniden ilk narenciye |
İlk çilek ve ilk incir küçük birer olaydır. İnsanlar birbirine haber verir.
Takvimi pazar tezgahından okursunuz: narenciye kış demektir, çilek bahar; incir geldiğinde ise yaz çoktan yaşlanmıştır.
İlkbahar, yeşil mevsim
Şubattan itibaren ada, ilk yılını yaşayan herkesi şaşırtan bir yeşile döner. Köylerin etrafında buğday tarlaları, her yol kenarında kır çiçekleri, Beşparmaklar taşlı değil yumuşak, Karpaz'da ise yamaçlar boydan boya çiçekte. Broşürlerde fotoğraflanan mevsim budur ve broşürler bir kez olsun doğruyu söyler. Burada yaşayanlar bu haftalarda yürüyüşe çıkar; Bellapais'in üstündeki tepelerde, Karpaz'ın boş plajlarında. Çünkü herkes bilir: Yeşil misafirdir. Bu haftalar aynı zamanda piknik ve açık havada uzun öğle yemekleri haftalarıdır; öğlen yürüyebildiğiniz, akşam terasta yine de hırka istediğiniz o ender hava aralığı. Haziranda aynı tepeler önce altın, sonra kahverengi olur ve ada, yağmur dönene kadar rengi kaldırır.
Derin yaz, buralıların mesaisi
Temmuz ve ağustos ciddi sıcaktır ve burada yaşayanlar onunla kavga etmez, etrafında örgütlenir. Gün erken başlar; işler ve pazar dokuzdan önce biter. Günün ortası gölgenin, klimanın ve hiçbir şey yapmamanın hakkıdır ve kimse bunun için özür dilemez. Altı sularında ada yeniden canlanır ve akşam denizi buralıların büyük lüksüdür: ılık su, alçalan güneş, karanlığa kadar sığlıkta duran aileler.
Ziyaretçi sıcağı engel olarak yaşar. Burada yaşayan ise mesai olarak; ikinci yazına kalmadan çoğu kişi akşam denizini hiçbir serin iklimin öğleden sonrasına değişmez.
Uzun sonbahar ve kısa keskin kış
Buralılara en sevdikleri mevsimi sorun, çoğu duraksamadan sonbahar der. Eylülde kalabalık çekilir, deniz haftalarca sıcak kalır, akşamlar yumuşar ve restoranlarda en iyi masalar yeniden boşalır. Ekim ve kasım, ikinci ve daha yumuşak bir yaz gibi gelebilir; ada, burada gerçekten yaşayanları en çok bu haftalarda ödüllendirir.
Kış kısadır ve ciddidir: gürültüyle boşanan gerçek yağmur, birkaç haftada geri dönen yeşil, kamyonetleri ve yol kenarı tezgahlarını dolduran portakal hasadı ve sahibinin masanıza oturacak vakti olduğu sakin restoranlar. Akşamları şömineye, öğlenleri dışarıda kahveye yetecek kadar. Şubatta badem çiçeği yılı çoktan yeniden başlatmıştır.
Şenlik katmanı
Mevsimlerin üzerinde ikinci bir takvim işler. Köyler zeytin ve hasat şenliklerini serin aylarda kurar; küçük, yerel ve yolu değer. Yaz başı, tarihi mekanlarda açık hava konserleri getirir; Bellapais manastırında müzik bir haziran akşamında uzağa taşınır ve kasabalar sıcak aylar boyunca kendi festival programlarını ekler.
Yılı en görünür biçimde şekillendiren dini bayramlardır. İki bayramda bankalar ve resmi daireler birkaç gün kapanır, aile ziyaretleri devreye girer, plaj yolları dolar. Dükkanlar ve restoranlar büyük ölçüde açık kalır, turizm onları ayakta tutar; ama resmi işleri bayramın etrafına planlayın, içine değil. Burada yaşayan biri bu ritmi bir yılda öğrenir ve mangalını ona göre kurar.
Yılın yalnızca bir bölümünü burada geçirenler için
Alıcılarımızın birçoğu adayı bölümler halinde yaşar: baharda birkaç hafta, yazın bir blok, sonbaharda dağınık ziyaretler. Yılın onlara da bir sözü vardır. Mayıs, haziran, eylül ve ekim bir ziyareti en cömert ödeyen aylardır: sıcak deniz, katlanılır hava, her yer açık. Derin yaz, okul tatiline bağlı ailelere ve akşam denizini sevenlere uyar. Şubatla nisan arasındaki yeşil mevsimde en az bir ziyaret ise kendi mülkünüze bakışınızı değiştirir; çünkü buralıların gördüğü adayı görürsünüz.
Ocak buralıların, çiftçilerin ve portakal ağaçlarınındır; siz bakmıyorken kendi hayatını yaşayan bir yerde ev sahibi olmak da işin keyfinin bir parçasıdır. Bir sabah sekizde pazarın ortasında durun, ne demek istediğimizi görürsünüz.